TEBDER
ONLİNE KURS

Şubat



TEBDER YAYINLARI ŞUBAT 2012 KİTAP DAĞITIM LİSTESİ
 
1-      XIX. YÜZYIL SOSYAL VE SİYASİ OLAYLARININ ÂŞIK EDEBİYATINA YANSIMALARI                                                                                         468 sayfa
 
XIX. yüzyıl Sosyal ve Siyasi Olaylarının Âşık Edebiyatına Yansımaları” adlı çalışmamızda, devrin sosyal ve siyasi olaylarının aşığın duygu ve düşünce dünyasından geçerek, eserine nasıl yansıdığını tespit ettik. Bu yüzyılı seçmemizin nedeni hem âşık edebiyatı açısından parlak bir devre olması, pek çok âşık yetişmesi hem de Osmanlı Devleti’ndeki çözülmeye bağlı olarak sosyal ve siyasi olaylar bakımından pek çok malzeme barındırmasıdır.
 
Demet ÇORUK
 
2-      NASRETTİN HOCA                                                                                                                      240 sayfa
 
Nasrettin Hoca kimdir? Ne vakit yaşamıştır, nasıl bir adamdır? Hatta böyle bir adam yaşamış mıdır? Bütün bu soruları kesin olarak cevaplandırmaya imkan yok bizce.
Bir çok fıkralar, onu Temürleng’le çağdaş göstermede. Bir halk rivayeti de X. Yüzyılın meşhur sufilerinden olup Bağdat’ta asılan Huseyn ibn-i Mansur-al Hallac’la ve XV. Yüzyılın ilk senelerinde Halep’te, derisi yüzülerek öldürülen Seyyid Nesimi ile arkadaş saymada.
 
Abdülbaki Gölpınarlı
 
3-      HAZRETİ ALİ TASAVVURU                                                                                                         296 sayfa
 
Hz. Ali yüzyıllardır müslümanlara ilham kaynagı olan çok önemli bir kisidir. Ancak aynı Hz. Ali ihtilafların ve ayrılıkların odak noktasında yer almıstır. Müslümanlar Hz. Ali ve soyuna olan bakıs açılarına göre guruplasslardır.
Gölpınarlı ılımlı bir Sii’dir. O’nun Hz. Ali hakkındaki görüsleri Sii doktirinini özetler niteliktedir. O’nun kaleminde İslam tarihi farklı bir hal almıs ve Hz. Ali’nin başrolde oldugu bir bakış açısıyla sunulmuştur. O, Hz. Ali’yi anlatmaya ta doğumundan başlamıs, O’nun Kâbe’nin içinde doğmasını, Hz. Peygamber’in evindeki hayatını, müslüman oluşunu, Hicret esnasında yaptıklarını ayrıntılarıyla bizlere aktarmıstır.
 
Leyla İlkay ÖZSÜER
 
4-      ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ VE 1918 -1921 TÜRKİYE – SURİYE İLİŞKİLERİ                                   564 sayfa
 
Bu çalışma altı yılı aşkın bir çalışmanın ürünüdür. Çalışmamızın orijinal tarafını Türk arşivlerinden elde edilebilen bilgiler teşkil etmeketedir. Arap milliyetçiliğinin kaynakları ve Türkler tarafından nasıl algılandığı anlaşılmadan, Arap milliyetçilerinin siyasal gelenekleri ve örgütlenme alışkanlıkları hakkında bir fikir verilmeden yapılacak bir çalışma eksik bulunabilir; buna karşılık XIX. Yüzyıl boyunca Türk-Arap ilişkilerinin detaylı incelenmesi amaçtan uzaklaştırabilirdi.
 
Mehmet Derviş KILIÇKAYA
 
5-      ÂŞIK MAHZUNİ ŞERİF VE ŞİİRLERİNDE SOSYAL KONULAR                                                   518 sayfa
 
Halk ozanlarımız, bağrından çıktığı toplumun üzüntülerini ve sevinçlerini şiirlerinde kaleme alarak, topluma adeta bir ayna tutarlar. Âşık Mahzunî Şerif, Türk Halk edebiyatı geleneği içinde yetişmiş önemli ozanlarımızdandır. Şiirlerini sade ve anlaşılır bir dille örmüştür. Şiirlerinde yöresel ifadeler, deyim, atasözü ve söz sanatları kullanarak söyleyiş zenginliği oluşturmuştur.
Çalışmamızda, Âşık Mahzunî Şerif’in şiirlerinden hareketle ele aldığı sosyal konuları tahlile ve bu tahliller ışığında bazı çıkarımlar elde etmeye çalıştık. Ele aldığımız bu konulara baktığımızda, Mahzunî’ nin halkın hayatında yer alan hemen hemen her konuya eğildiğini ve şiirlerinde oldukça zengin olarak işlediğini gördük.
 
Aynur İNCE
 
6-      ATATÜRK’TE MİLLİ ŞUUR FİKRİ                                                                                                420 sayfa
 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin hayatındaki en önemli dönüm noktalarından birinin yaratılmasında önder olmuş, dünya tarihinde eşine az rastalanan insanlardan biridir. O, Osmanlı Devleti’nin çöküşünün ardından Anadolu’da yepyeni milli ve çağdaş bir Türk devleti’nin kurucusu olmakla kalmamış, bütün dünya emperyalizmine karşı başlatılan bağımsızlık savaşlarına da öncü olmuştur. Bu büyük insandaki milli şuur fikrini konu olarak seçtik.
 
Tayip SAYGILI
 
7-      AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ IŞIĞINDA KARABAĞ SORUNU                              431 sayfa
 
Temeli eskilere dayanmakla birlikte, 1988 yılından başlayan Ermenistan – Azerbaycan Dağlık Karabağ sorunu 1990 yılından itibaren savaşa dönüşmüştür. Savaş 1994 yılına kadar çok ağır bir şekilde devam etmiştir. Uluslar arası örgütlerin girişimiyle 1994 yılının mayıs ayından itibaren ateşkes anlaşması imzalanmıştır. Fakat aradan geçen 14 seneyi aşkın sürede taraflar
arasında kalıcı barış sağlanamamıştır. Bu savaş sonucunda Azerbaycan topraklarının %20’ye yakını Ermenistan tarafından işgal edilmiş, işgal bölgesinde yaşayan bir milyonu aşkın insan yurtlarını terk etmek zorunda bırakılmış, mülteci konumuna düşmüştür. Halen çok ağır şartlar altında çadırlarda, eski tren vagonlarında yaşamaktadırlar.
Bu çalışmada Karabağ’ın tarihi incelenmiş, Karabağ sorunun ortaya çıkışı, sorunun savaşa dönüşmesi ve barış için uluslar arası örgütlerin girişimleri değerlendirilmiştir. Savaş sırasında ve savaştan sonra Ermeniler tarafından bölgede gerçekleştirilen İnsan Hakları ihlalleri incelenmiş, bu ihlallerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından değerlendirilmesi yapılmıştır.
 
Anar KHALİLOV
 
8-      BEKTAŞİ NEFESLERİNDEKİ MELODİK VE RİTMİK ÖZELLİKLER                                              438 sayfa
 
Bektaşi şairleri tarafından yazılmış olan ve nefes adı verilen şiirler, felsefi ve edebî yönüyle Türk tasavvuf edebiyatında seçkin ve güçlü yerini almış, Türk musiki kültürü içerisinde de çeşitli makam, usul ve melodi zenginlikleri ile büyük önem arz etmiştir. Ancak pek çok nefesin bestekârı bilinmemektedir. Nefesler, bağlama eşliğinde söylendiği gibi ud, kanun, tanbur, ney, kemençe, bendir gibi çalgıların eşliğinde de icra edilmektedir.
Bektaşi nefesleri üzerinde yapılan bu araştırmada: Ali Rıfat Çağatay, Rauf Yekta Bey, Zekâizade Ahmet Irsoy ve Dr. Suphi Bey’lerden oluşan İstanbul Konservatuvarı “Tasnif Heyeti” tarafından toplanarak 1933 yılında notaya alınmış olan 87 adet nefes incelenmiştir. Bu nefesler makam ve melodik yapıları, usul ve ritmik özellikleri gibi farklı açılardan ele alınmıştır.
Gülçin YAHYA KAÇAR
 
 
9-      CAFERİLERDE DİNİ VE SOSYAL HAYAT          (ANKARA KEÇİÖREN ÖRNEĞİ)                      456 sayfa
 
Din sosyolojisinin en önemli konularından birini dini gruplar olusturmaktadır. Çünkü dinin sosyolojik anlatımı, her seyden önce bir dini topluluk, cemaat veya grup oluşturma özelliginde toplanmaktadır. Her yeni dini grup, hem yeni bir dünya görüşünü, değerler sistemini ve toplum düzenini savunmakta hem de kültürel hayatın bütün kısımları ile yakın iliski halinde bulunmaktadır. Bu nedenle dini gruplar, çok yönlü birer sosyal fenomen olarak din sosyolojisine konu olmak durumundadır. Bu araştırma, Türkiye’nin toplumsal yapısında dinin, gerek bütün kurum ve kurallarıyla, gerekse dinden doğan gruplar yoluyla etkisi konusunu Ankara Keçiören çerçevesinde uygulamalı olarak ele almayı, bir dini grup olarak Caferilerin inanç, ibadet hayatını ve dinin sosyal hayata aktarımını ortaya çıkarmayı amaç edinmektedir.
 
Ali ALBAYRAK
 
 
10-    FİHİMA-FİH                                                                                                                  212 sayfa
 
1. BÖLÜM:"Bilginlerin kötüsü, beyleri ziyaret eden bilgindir; beylerin hayırlısı da bilginleri ziyaret eden bey. Ne güzel beydir yoksulun kapısındaki bey; ne kötü yoksuldur beyin kapısındaki yoksul." Halk, bu sözün dış anlamını almıştır. Onlarca bilgin kişinin, bilginlerin kötülerinden olmaması için beylerin tapısına gitmemesi gerektir. Halbuki sözün anlamı, onların sandıkları gibi değildir. Asıl anlamı şudur:
 
MEVLANA
 
 
11-   CEVŞEN DUASININ HADİS İLMİ AÇISINDAN KRİTİĞİ                                                             254 sayfa
 
Birinci bölümde dua konusu ele alınmış “dua” kavramının kelime ve terimsel tanımı yapılmış zaman, mekan ve durum yönüyle duaya değinilmiş sünnîlerin ve şia’nın duaya yaklaşımı verilmiş duanın adabı, insan için önemi ve faydaları belirtilmiştir. Kur’an’ı Kerim’den ve hadîslerden birkaç örnek sunularak nasıl dua edilmesi gerektiği konusunda fikir verilmiştir. Psikolojik ve sosyolojik açıdan duanın konumu üzerinde durulmuş, temel konuya hazırlık oluşturulmuştur.
 
Adnan YENİAY
 
12-   NASİRUDDİN TUSİ’NİN İBN SİNACILIĞI                                                                                  474 sayfa
 
Nasiruddin Tusî, başta İran olmak üzere doğuda ve batıda birçok ülkede bilim adamlığı ve filozofluğu üzerine araştırmalar yapılan önemli bir bilgin ve filozof olmasına rağmen ülkemizde henüz hak ettiği bilimsel teveccühü bulamamıştır. Eserleri günümüze kadar ulaşan ve birçoğu da basılan böylesine tanınmış ve düşünce tarihimizde iz bırakmış bir düşünürün ihmal edilmesini ülkemizin akademi dünyası için öncelikle giderilmesi gereken bir eksiklik olarak gördük ve Tusî’nin düşünce tarihimizdeki mevkiini ve katkısını tespit etme gayesine matuf olarak ‘Nasiruddin Tusî’nin İbn Sinacılığı’ adlı bir araştırma yapmaya karar verdik.
 
Murat DEMİRKOL
 
13-   DEVRİM SONRASI İRAN DIŞ POLİTİKASI (1979- 2005)                                                          150 sayfa
 
1979 yılında İran’da yaşanan devrim sadece asırlardır süren monarşi geleneğini değil, İran’ın iç ve dış politikasını da kökten değiştirmiştir. Şah zamanında ABD ve İsrail’in bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olan İran, devrimden sonra bu iki ülkenin hasmı haline gelmiştir.
 
İsmail YURDAKURBAN
 
14-   H.B.V. NİN MAKALAT ESERİNİN İSMAİL BİN MİKAİL TERCÜMESİ TRANSKRİPSİYONU   566 sayfa
 
Bu çalısma ile Hicrî 1063’te İsmail Bin Mikail tarafından yapılmıs bir “Makalat” çevirisinin cümle yapısı incelenerek Türk dilinin tarihi bir dönemine ısık tutmak amaçlanmıstır. Çalısmamız dört bölümden olusmaktadır. Giris bölümü adını verdigimiz birinci bölümde incelemesini yaptıgımız “MAKALÂT” adlı eserin yazarı olan Hacı Bektas-ı Veli’nin yasamı hakkında bilgi verilmistir ve 13. yüzyılda Anadolu’da, bilhassa halk kitlesi üzerinde, derin tesiri bulunan Bektasilik tarikatının kurucusu Hacı Bektas-ı Veli’nin eserleri tanıtılmıstır. Özellikle incelememize konu olan “MAKALÂT” adlı eseri ile ilgili ayrıntılı bilgiye yer verilmistir. İkinci bölümde tezimizi hazırlarken faydalandıgımız kaynakların kısa bir özeti verilmistir. Üçüncü bölümde, çalısmamızda esas aldıgımız İsmail Bin Mikail tarafından yapılmıs “Makalat” tercümesinin tarafımızdan ilmi usullere uygun olarak yapılmıs transkripsiyonu verilmistir. Bu bölümün devamında ise eseri incelerken kullandıgımız yöntem belirtilmistir.
 
Sema NUR İNAN
 
15-   FUZÛLİ’NİN TÜRKÇE DİVANI’NDA ZAMAN                                                                             330 sayfa
 
Fuzuli klasik Türk şiirinin en büyük şairlerinden biridir. Bu yönü ile Fuzuli sadece kendini seslendiren değil aynı zamanda içinde yetiştiği geleneğin ruhunu da yansıtan bir şairdir. Calışmamızda onu seçmiş olmamızın en önemli sebeplerinden biri budur.
Divanda zaman, felek ve kader arasında, o günün hayat görüşünün de etkisiyle gelişen bir ilişki kurulduğunu, bu münasebetle zamana ve feleğe yaklaşımın çoğunlukla olumsuz cağrışımlar taşıdığını söyleyebiliriz.
Bahar mevsimi en fazla üzerinde durulan mevsimdir. Birçok tabiat unsuru gibi bahar da estetik bir unsur olarak kullanılmıstır. Ayrıca bahar mevsiminin aşk ve yeniden dirilişle ilişkisi baharın divanda cok kullanılmasına sebep olmustur. Bu iki kavram da ölümsüzlükle bağlantılıdır.
 
Abdulhakim KILINÇ
 
16-   GAYBET İNANCI VE ŞİİLİK’TEKİ YERİ                                                                                        474 sayfa
 
Gaybetin İmâmiyye veya İsna’aşeriyye ile birlikte tam bir inanç esası haline gelmesinden önce, Müslümanlar arasında ilk gaybet iddiaları, Ca’fer Sadık sonra da Musa Kâzım çizgisindeki Şiîlerin bu sürece olan katkıları ve Hasan el-Askerî’nin vefatıyla oluşan yeni şartlar üzerinde durulmuştur. Yaşanan tüm bu aşamalarda gündeme gelen rivayetler, kronolojik sıraya göre okunarak kırılma noktaları tespit edilmeye gayret edilmiştir.
 
Cemil HAKYEMEZ
 
17-   HACI BAYRAM-I VELİ VE TASAVVUFİ GÖRÜŞLERİ                                                                 204 sayfa
 
Bu çalışmada Anadolu’nun meşhur erenlerinden Hacı Bayram-ı Veli’nin tarihsel hayatı, kurucusu olduğu tasavvuf ekolü ve tasavvufi görüşleri araştırılmıştır. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır.
Birinci bölümde; Hacı Bayram-ı Veli’nin hayatı, doğumundan vefatına kadar ele alınmıştır. İkinci bölümde; Hacı Bayram-ı Veli’nin kurmuş olduğu Bayramîlik yolunun temel prensipleri ve bu yolun kolları üzerinde durulmuştur.
Üçüncü bölümde; Hacı Bayram-ı Veli’nin tasavvufi görüşleri ele alınmıştır.
 
Ayşe YILDIRIM
 
18-   HATEMİ DÖNEMİ TÜRKİYE – İRAN İLİŞKİLERİ                                                                        306 sayfa
 
Hatemi Dönemi Türkiye-İran iliskilerinin incelenmesindeki temel amaç, toplumsal, kültürel ve ekonomik alanda ideolojiyi ön planda tuttugu ve dıs politikasını ideolojisini yaymaya yönelik olusturdugu söylenen iran’ın, aslındı ideolojiyi bir amaç olarak degil bir araç olarak kullandıgını göstermektir. Bu dogrultuda iran’ın, dıs politikasını, özünde ülke çıkarları üzerine kurdugunu söyleyebiliriz. İran’ın kendi bölgesinde ve uluslararası camiada yalnızlasmasına, genelde Batı’yla ve çevresindeki ülkelerle, özelde ise Türkiye ile olan iliskilerinde sıkıntı yaratmasına sebep olmustur. Hatemi öncesi yasanan bütün bu sıkıntılar ele alınırken, sonraki süreçte Hatemi’nin önderligindeki reform yanlılarının izledigi realist politikaların, dıs politikaya yansıması neticesinde, Batı ülkeleri, bölge ülkeleri ve Türkiye ile gelistirilen iyi iliskiler de incelenmistir
 
Nurcan KOCATÜRK
 
19-   HIDIR ABDAL SULTAN TEKKESİNE BAĞLI OCAK KÖYÜ HALK İNANIŞLARI                          195 sayfa
 
Giriş kısmında; Ocak Köyünün tarihi, coğrafi konumu, sosyal yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Ocak Köyü geçiş dönemleri ile ilgili halk inanışları ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesi, ikinci bölümde ise Ocak Köyü’ndeki tabiat ve gündelik yaşamla ilgili inanışlar ve bu inanışların Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesi yapılmıştır.
 
Şaban YILMAZ
 
20-   İLETİŞİM ANLAMINDA PSİKOLOJİK SAVAŞ VE PROPAGANDA                                             368 sayfa
 
Psikolojik savaş, silahlı bir harekât girişiminden farklı araç ve yöntemlerle, bir ülkenin rejimine topraklarına ve kaynaklarına, ulusal kültürün meydana getirdiği bütünlüğe karşı, bizzat o ülkenin mensupları kullanılarak yürütülen bir saldırı ve savaş türüdür. Psikolojik savaş, insanı toplum ve tümü ile milletin fikir, düşünce ve duygu dünyasına zarar verecek konu, tema ve unsurların eylemler biçiminde harekete geçmesidir.
 
İbrahim KARATAŞ
 
21-   İLK DÖNEM Şİİ TEFSİR ANLAYIŞI                                                                                              604 sayfa
 
İndirildiği ilk günden itibaren Kur‘ân üzerinde sayısız insan tarafından sürekli bir şekilde çalışmalar yapılmıştır. Özellikle Kur‘ân‘ı düşünmenin ilâhî bir emir olduğunun farkında olan İslam âlimleri bu Kutsal Kitab‘ın tefsiri konusunda olağanüstü gayret sarf etmişlerdir. Bu konuda emek sarf eden ve yazdıkları eserlerle tefsir sahasına katkıda bulunmaya çalışan alimlerden bazıları da İmamiyye mezhebine mensup ilk dönem müfessirleridir.
 
Aslan HABİBOV
 
22-   BARAK TÜRKMENLERİ’NİN İNANÇ, ADET VE GELENEKLERİNİN DİNLER TARİHİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ                                                                                                                 150 sayfa
 
Ülkemizin bazı bölgelerinde önceleri göçebe yaşantıyı benimsedikleri halde ekonomik ve coğrafi şartların gereği yerleşik hayata geçmek zorunda kalan Türkmenler mevcuttur. Bunlardan biri de Gaziantep’te yaşayan Barak Türkmenleridir.
Birinci bölümde hayatın çeşitli safhalarıyla ilgili halk inanışları üzerinde duruldu. İkinci bölümde tabiat ile ilgili halk inanışları üzerinde durularak yağmur yağdırmak, ay tutulması, gök kuşağı, bereket ve uğur ile ilgili inanışlar hakkında bilgi verildi.
 
Özlem ANDAÇ ŞAHİN
 
23-   İRAN’DA 1979 DEVRİMİ’NDEN SONRA EGEMENLİK VE SİYASAL İKTİDAR               326 sayfa
 
İktidar ilişkilerinin çözümlemesi ve anlamlandırması için bir araç olarak egemenliğin kavramsallaştırması hiç de kolay olmamıştır. Egemenlik, Ortaçağ’ın sonrasını ve Yeniçağ’ın başlarını kaplayan uzun bir zaman şeridi içinde cereyan eden tarihsel olaylarda kök bulmaktadır. Bu süreçte modern siyaset teorisyenleri yaşadıkları dönemin iktidar ilişkilerini açıklarken veya iktidarda olanların konumunu meşrulaştırmaya çalışırken egemenlik kavramını kullanmışlardır. Dolayısıyla dönemin mevcut koşulları bu kavramın arındırdığı ve içerdiği anlamlarda etkili olmuştur.
 
Gholamreza POORBAGHER
 
24-   İRAN’DA MİLLİYETÇİLİK VE BÖLGEYE YANSIMALARI                                                     800 sayfa
 
Nükleer Silahlar, Irak, Küreselleşe, Kafkasya, Siyasal İslâm, Türkistan, Filistin, Arap-İsrail lişkileri, Suriye, Çin‟in geleceği, Rusya‟nın geleceği, Hazar havzası, Afganistan sorunu, Amerikan müdahaleleri, Pakistan-Hindistan iliĢkileri, Enerji güvenliği… Uluslararası politikada hangi konuyu tartıĢırsanız tartıĢın, konunun bir Ģekilde geldiği birkaç ülkeden biridir Ġran… Ancak bu durum, sadece Ġran‟ın Afgan damından Anadolu yaylasına, Hazar sahilinden Basra sahiline uzanan geniĢ coğrafyası ile kolayca izah edilememektedir.
 
Yalçın SARIKAYA
 
25-   MOLLA SADRA’NIN BİLGİ ANLAYIŞI                                                                                      232sayfa
Sentez kavramı İslam felsefesinin tabiatını anlatmada kullanılabilecek önemli kavramlardan biridir. İlk gerçek Müslüman filozof kabul edilen Kindi’den başlayarak İslam felsefesi nasslar ve kültürel miraslar arasında değişik sentezler sergilemiştir. Dine, kültüre ve tarihe değişik yaklaşım biçimlerinden kaynaklanarak gelişip büyüyen düşünce ekollerinin bir sentezini yapmak da Sadra’nın felsefesinin temel karakterini teşkil eder. Yaşadığı dönemde yaşadığı dönemde şii Sünni kelamı olsun Farabi – İbn Sina çizgisindeki meşşai diye bilinen okul olsun, işraki okul ile pratik ve teorik tasavvuf olsun zirvelerini yoklamışlar, temel problematiklerini çoktan oluşturmuşlardı. İslam kültürünün oldukça farklı bir çok ürününü bir araya toplayıp bir potada eritme yolundaki gayretlerde Sadra’nın da oldukça önemli bir yeri vardır.
 
Rahim ACAR
 
26-   ŞEHRİYAR’IN, HAYATI, SANATI VE ŞİİRLERİNİN ÖZELLİKLERİ                                              306 sayfa
 
Çağdaş Fars ve Azerbaycan Edebiyatının öncülerinden olan Şehriyar, aynı zamanda Klasik İran Edebiyatını da devam ettiren bir şahsiyettir. O, güçlü kalemiyle çağdaş bir şair olmakla beraber Hafız, Sa’di ve Mevlana gibi şahsiyetlerden de geri kalmamıştır.
Türkiye’den sonra en büyük Türk nüfusunun yaşadığı topraklar olan ve bugünki İran sınırları dahilinde bulunan Güney Azerbaycan bölgesinde yetişmiş ünlü şairin Türkiye’de yeterince tanınmaması üzücüdür.
 
Hasan ALMAZ
 
27-   KULUNCAK ALEVİLERDE DİNİ HAYAT VE YAYGIN HALK İNANIŞLARI                      258 sayfa
 
Araştırmamız, Kuluncak yöresinde yaşayan Aleviler üzerinde gerçekleşti. Çalışmamızda Anadolu Aleviliğinin sahip olduğu genel kavramları, bu kavramların yörede ne ifade ettiğini ve halk inanışının yörede yaşayanlar üzerindeki etkilerini gözlem ve mülakat yapmak suretiyle incelemeye ve elde edilen bulguları olduğu gibi vermeye, konu sonlarında Anadolu Aleviliği ile benzer ve ayrı noktalar hakkında değerlendirmeler yapmaya çalıştık.
 
Yunus GÜRER
 
28-   MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TE İNKILAPÇILIK ANLAYIŞININ OLUŞMASI VE İNKILAPLAR 488sayfa
 
İnsanlık tarihi pek çok devletin büyük güçlüklerle baş ederek kurulmalarına, ihtişamlı yükselişlerine ve ibret verici yıkılışlarına tanıklık etmiştir. Tarih boyunca büyük devletler daima içinde bulundukları çağın en ileri teknolojisine, ekonomisine, eğitimine idari ve askeri yapısına sahip olmuşlardır.
Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletini içine düştüğü tutucu tavırdan kurtararak, dünya milletleri arasındaki saygın yerini almasını hedeflemektedir.
 
Hikmet ZEKİ KAPÇI
 
29-   TÜRK TOPLUMUNDA CAFERİLER (HALKALI ÖRNEĞİ)                                                    228 sayfa
 
Arastırmamızın uygulama sahasını olusturan İstanbul Halkalı ve Bahçelievler bölgelerinde yasamakta olan Caferiler, kırsal kesimlerden göç yoluyla İstanbul’a gelmislerdir. Bununla birlikte kentlesmenin ve sanayilesmenin getirdigi problemlerle karsılasmaları da kaçınılmaz olmustur.
 
Abdülkadir YELER
30-   PROPAGANDA ARACI OLARAK SİNEMA                                                                                 222 sayfa
1990 SONRASI AMERİKAN FİLMLERİNDE PROPAGANDANIN KULLANIMI
 
Bütün bu teknolojik gelismelerin yanı sıra savas sanayinin gelismesi ve bu sanayinin harcanma alanlarının yaratılması konusunda da propaganda son derece etkin kullanılmaktadır. Özellikle gelismis ülkelerdeki hızlı silahlanma ve savas sanayine harcanan yüksek miktardaki paralar bir sekilde kullanım alanı bulmak zorundadır. Günümüzde propaganda bu alanda da son derece etkin bir sekilde kullanılmaya baslanmıstır.
 
Yasemin KESKİN YILMAZ
 
31-   NÜKLEER SİLAHLARIN ULUSLAR ARASI İLİŞKİLERDEKİ ROLÜ                                             486 sayfa
 
Genel olarak enerjisini nükleer reaksiyonlardan alan, konvansiyonel bir silaha oranla çok büyük etkileri olan silahlar olarak ifade edilen nükleer silahların, zaman zaman değişik tanımları da yapılmaktadır.
1968 yılındaki Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesine ilişkin Anlaşma beş ülke (ABD, SSCB, İngiltere, Fransa ve Çin) nükleer silaha sahip ülkeler olarak sayarken, altı ülke (Arjantin, Brezilya, Hindistan, İsrail, Pakistan ve Güney Afrika) eşik ülkeler olarak sayılmıştır. Bu görüşmeler esnasında diğer altı ülke de (İran, Irak, Libya, Kuzey ve Güney Kore) zaman zaman değişen ölçülerde şüpheli ülkeler olarak kabul edilmiştir.
 
Salih DURMUŞ
 
32-   İRAN’DA AYDINLANMA VE DEVRİM 1953- 2006                                                         458 sayfa
 
Toplumsal gelişmeler ve bu gelişmelere bağlı sosyo-politik, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik dönüşümler, tarihsel süreçlere içkin olarak evrimleşirler. Bu anlamda İran Devriminin nedenlerini ve de “beklenmedik” bir biçimde gerçekleşmesinin niteliği ile geleceğe yönelik evriliş,i sadece tarihsel gelişim, dönüşüm ve evrilişinden hareketle irdelenip anlaşılabilmektedir.
 
Amir AHMAD FEKRİ
 
33-   TOPLUMSAL MUHALEFET VE MİZAH DERGİLERİ                                                             326 sayfa
 
Mizah dergileri Türkiye’nin kültürel ve siyasal hayatında yüz yılı askın bir tarihe sahiptir. On dokuzuncu yüzyıldan itibaren, siyasetçilerin karikatürleri ve mizahi çizgileri günlük gazetelerde ve belli baslı dergilerde artan sayıda yer almıs, popülerlik kazanmıs ve bunlar toplumsal olarak kabul görmüslerdir. Pek çok kez yönetimdekiler tarafından sansüre tabi tutulan bu dergiler ülkenin siyasal yasamında simgesel bir önem kazanmıs, entelektüel çevrelerde toplumsal muhalefeti dile getirme, halkın sıkıntılarını anlatma ve halkla yakınlık kurmanın bir aracı sayılmıstır.
 
Özgür UMUT HOŞAFÇI
 
34-   DAVUT SULARİ VE OZANLIK GELENEĞİ İÇİNDEKİ YERİ                                             898 sayfa
 
Âşık edebiyatının Türkler’in bilinen tarihi kadar eskiye dayanan, yüzyıllardır varlığını devam ettiren köklü bir edebiyat olduğu çeşitli araştırmacılar tarafından belirtilmekte, ozanlık geleneğinin Türkiye sahasındaki devamı olarak kabul edilmektedir. Türk edebiyatının önemli bir şubesini oluşturan âşık edebiyatı sözlü kültür ortamında doğmuş, yerleşik hayata geçilmesi, yazının yoğun olarak kullanılmaya başlaması, İslamiyet’in kabulü gibi dönüm noktası sayılan olaylarla birlikte değişikliğe uğrayarak günümüze kadar varlığını korumuştur.
20. yüzyılda yetişmiş önemli âşıklardan biri de Davut Sularî’dir. Türkiye’nin dört bir yanını atıyla gezerek sanatını icra eden Âşık Davut Sularî ünü oranında yazılı kaynaklara yansıtılamamıştır.
 
Güneş YILMAZ
tebder@hotmail.com